Belirsizliğe Tahammülsüzlük, Kanadı Titreyen ama Hareket Edemeyen bir Zihin

Sinek kuşu... kanadını saniyede binlerce kez hareket ettirebilir fakat gövdesi asılı kalır, neredeyse sabit durur. Hareket vardır ama ilerleyiş yoktur. Endişenin zihinde olup biterken kaygının bedende belirivermesi gibi. Bir gün durmadan çalışmaktan, analiz etmekten, kanatlarının titremesine rağmen ilerleyememekten, çok düşünmekten, çok planlamaktan yoruldum der, bu haksızlık bu kadar kanat çırpmaya daha hareketli olmalıyım diye isyan eder. Hızlıyım ben ama yerimde sayıyorum, çiçeğe yaklaşıyorum ama bir türlü konamıyorum. Ne zaman aklımdaki bütün hesaplamaları tam yapamamış olsam bir tehdit beliriveriyor, kanatlarım ateşleniyor.

Ansızın gökyüzünde bir işaret, hayra alamet bir rüya, her şeyin nasıl ilerleyeceği ile ilgili kutsal bir ses işitir. İşte bu... Artik bir tehdit yok, ihtimaller bitti, zihnimdeki bütün sorular cevabını buldu, avcılar artık sürpriz olmayacak. Artık hiçbirşey değişmeyecek, planlar bozulmayacak, seçim yapmak zorunda değilim, sorumluluğum bedenimin üzerinden kalktı. Geleceğin tüm detaylarını biliyorum.

Sinek kuşu artık hiçbir şey merak etmez, öngörülebilir bir çizgide olasılıkları öldürür. Hata yapmaktan hiç korkmaz, bir şey öğrenmesine de gerek kalmaz. "Ben kimim?, Ne isterim? Ne için çabalıyorum?” sorularına cevap aramak zorunda değildir artık. Kanatlarını çırpmayı bırakır ve yaşama veda eder.

Kaygılı kişiler de tıpkı bir sinek kuşu gibi belirsizliği tehditkar görerek bertaraf etmek için güvenlik davranışlarına yönelir. Bir ayakları her zaman kapının dışındadır, durumun belirsiz doğası baskı oluşturduğunda hızlıca uzaklaşabilmek için. Aslında Dayanıksızlık ve Karamsarlık şemaları elele vermiştir. Bu şemalar ile hayatın kötüye gideceğine dair bir inanç taşırlar. kendilerini güvende hissetmezler ve hayatta olumlu sonuçlardan ziyade olumsuz sonuçların üzerinde dururlar. Ekonomik, tıbbi, hukuki bir felaket olacaktır. Kaygı, korku, kadercilik ve kararsızlık peşlerini bırakmaz. Bunlar ile baş edebilmek için ya olumsuz her bir haberden kaçınıyor, güvende olamayacakları etkinliklere katılmıyor ya da hayata karşı aşırı iyimser yaklaşarak pembe gözlükler ile bakıyorlardır. Kişi belirsizlik karşısında hem olumsuz bir gelişme olmasını bekler, hem de bu gelişmeye dayanamayacağına inanır. Zihni o kadar belirsizliğe tahammül edemez ki bir ihtimal mükemmel olma olasılığına sarılır. Fakat bu sarılış hareketi durdurur. En iyisini gerçekleştirme arzusuyla isteklerini erteler kararsızlığı arşa çıkar.

Mükemmellikten vazgeçmek, belirsizliğin getireceklerini ve kafa karışıklığını sahiplenmek insanı aslında hayatta tutar. Tahmin edilemeyen ihtimaller, kontrol edemediğimiz sürprizler, yolun nereye varacağını bilememe bizi diri tutan, ödül mekanizmalarımızı çalıştıran ve var olmamızı sağlayan şeylerdir.

Mükemmel olmanin ihtişamlı duygusundan vazgeçip belirsizlik, tereddüt ve kafa karışıklığı gibi duygularımızı sahiplenmek ve varolmak dileğiyle.